İzmir bölgesinde mide kanserli olguların göç yerlerine göre değerlendirilmesi: Tek merkez deneyimi

Aralık 2019 / (27 - 3)

İzmir bölgesinde mide kanserli olguların göç yerlerine göre değerlendirilmesi: Tek merkez deneyimi

Sayfa Numaraları
80-84
Yazarlar
Ayfer SERİN1, Sezgin VATANSEVER2
Kurumlar
Şişli Florence Nigthingale Hastanesi, 1Gastroenteroloji Kliniği, Karaciğer Nakli Birimi, İstanbul
Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2Gastroenteroloji Bilim Dalı, İzmir
Özet
Giriş ve Amaç: Mide kanseri coğrafi bölgelere göre değişen sıklıkta görülmektedir. Biz bu çalışmada İzmir’e diğer bölgelerden göç edenlerin midekanseri görülme sıklığını ve özelliklerini araştırdık. Gereç ve Yöntem: Hastanemize başvuran ve mide kanseri tanısı alan 20 yaşından büyük hastalarınverileri retrospektif olarak incelendi. Patolojisi adenokanser olanlar çalışmayadahil edildi. Yaş, nüfusa kayıtlı oldukları illere ve coğrafi bölgelerine, yerleşimyeri özellikleri kent ve kırsal bölge olarak gruplara ayrıldı. Her bir bölgedenmide kanseri görülmesi Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi kayıtlarına göreİzmir’de bulunma nüfusları ile 100 000 kişiye düşen oranlar hesaplandı. Herbölge için elde edilen oranlar diğer bölgelerle karşılaştırılıp istatistiksel olarakPearson Korelasyon testi kullanıldı, p <0.05 değeri anlamlı kabul edildi. Yaşgrupları arasında da 20 yaş ile 80 yaş üstüne dek her 10 yıllık periyotlardaki hasta oranları birbirleri karşılaştırıldı. Bulgular: İzmir’e diğer bölgelerdengöç edenler arasında mide kanseri görülme sıklığı %0.027 ile Balkan ülkelerinden gelenler ve %0.026 (p=0.001) ile Doğu Anadolu Bölgesinden gelenlerarasında görüldü (p=0.001), bu sonuçlar diğer bölgelerin mide kanseri gö-rülme oranları ile karşılaştırıldığında yüksek bulundu ve istatistiksel olarakanlamlıydı. Tüm hastalar arasında 50 yaş üzerinde olanlarda mide kanserigörülmesi 50 yaş altındakine oranla yüksek [50-59 yaş (p=0.012), 60-69 yaş(p=0.012), 70-79 yaş (p=0.001)], erkek cinsiyette (%70) kadınlardan (%30)(p=0.002) daha yüksek oranda ve kentsel alanda (%8.7) yaşayanlarda kırsalalanda yaşayanlara göre (%5.1) (p=0.005) daha yüksek oranda bulundu. Sonuç: İzmir’e diğer bölgelerden göç edenlerde mide kanseri; 50 yaş üzerindeerkeklerde, Doğu Anadolu Bölgesinden, Balkan Ülkelerinden gelen kişilerarasında ve kentsel bölgede yaşayanlarda daha yüksek oranlarda saptandı
Anahtar Kelimeler
Mide kanseri, İzmir, coğrafi bölgeler, göçmen
Özet
Giriş ve Amaç: Mide kanseri coğrafi bölgelere göre değişen sıklıkta görülmektedir. Biz bu çalışmada İzmir’e diğer bölgelerden göç edenlerin midekanseri görülme sıklığını ve özelliklerini araştırdık. Gereç ve Yöntem: Hastanemize başvuran ve mide kanseri tanısı alan 20 yaşından büyük hastalarınverileri retrospektif olarak incelendi. Patolojisi adenokanser olanlar çalışmayadahil edildi. Yaş, nüfusa kayıtlı oldukları illere ve coğrafi bölgelerine, yerleşimyeri özellikleri kent ve kırsal bölge olarak gruplara ayrıldı. Her bir bölgedenmide kanseri görülmesi Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi kayıtlarına göreİzmir’de bulunma nüfusları ile 100 000 kişiye düşen oranlar hesaplandı. Herbölge için elde edilen oranlar diğer bölgelerle karşılaştırılıp istatistiksel olarakPearson Korelasyon testi kullanıldı, p <0.05 değeri anlamlı kabul edildi. Yaşgrupları arasında da 20 yaş ile 80 yaş üstüne dek her 10 yıllık periyotlardaki hasta oranları birbirleri karşılaştırıldı. Bulgular: İzmir’e diğer bölgelerdengöç edenler arasında mide kanseri görülme sıklığı %0.027 ile Balkan ülkelerinden gelenler ve %0.026 (p=0.001) ile Doğu Anadolu Bölgesinden gelenlerarasında görüldü (p=0.001), bu sonuçlar diğer bölgelerin mide kanseri gö-rülme oranları ile karşılaştırıldığında yüksek bulundu ve istatistiksel olarakanlamlıydı. Tüm hastalar arasında 50 yaş üzerinde olanlarda mide kanserigörülmesi 50 yaş altındakine oranla yüksek [50-59 yaş (p=0.012), 60-69 yaş(p=0.012), 70-79 yaş (p=0.001)], erkek cinsiyette (%70) kadınlardan (%30)(p=0.002) daha yüksek oranda ve kentsel alanda (%8.7) yaşayanlarda kırsalalanda yaşayanlara göre (%5.1) (p=0.005) daha yüksek oranda bulundu. Sonuç: İzmir’e diğer bölgelerden göç edenlerde mide kanseri; 50 yaş üzerindeerkeklerde, Doğu Anadolu Bölgesinden, Balkan Ülkelerinden gelen kişilerarasında ve kentsel bölgede yaşayanlarda daha yüksek oranlarda saptandı
Giriş
Mide kanseri, tüm kanser türleri arasında en sık görülen 4.malignite olup, kanser kaynaklı ölümlerin de 2. en sık nedenidir (1). Mide kanseri insidansı farklı coğrafi bölgelerindedeğişkenlik göstermektedir. Mide kanseri insidansı Japonya,Kore, Çin, Şili, Kosta-Rika ve Brezilya’da 20/100 000 kişi/yıl’dan fazladır. İtalya, İngiltere, Almanya, Hollanda ve Türkiye’nin içinde bulunduğu grup ülkeler ise, 10-20/100 000kişi/yıl ile mide kanseri açısından orta düzeyli insidansa sahiptir. ABD, Kanada, Danimarka, Mısır, Hindistan ve Avustralya ise mide kanseri insidansı açısından 10/100.000 kişi/yılile düşük insidanslı ülkeler olarak kabul edilmektedir. Bazıülkelerde, ülkenin değişik bölgelerinde bile mide kanserigörülme sıklığında farklılıklar gözlenebilmektedir (2). Mide kanseri görülme oranı erkek cinsiyette kadınlara göre ortalama 2 kat daha yüksektir (Erkek/ Kadın oranı; 1.5-2.5/1)(3,4). Avrupa’da yapılan bir çalışmada, mide kanseri insidansının yaşlı popülasyonda (median yaş 62 yıl) ve düşüksosyo-ekonomik şartlara sahip kişilerde daha fazla olduğubelirtilmiştir (3). Mide kanserinin toplumlar arasında farklısıklıkta görülmesinin başlıca nedenleri olarak; diyetteki tuzmiktarı, sigara kullanımı, konserve gıda kullanımı, gıdaların korunması için kullanılan kimyasal maddelere maruziyet(nitrat vb), taze sebze ve meyve tüketimindeki farklılıklar,yaşanılan ev ve yaşam koşulları, sosyo-ekonomik düzey, Helicobacter pylori enfeksiyonu sıklığındaki farklılıklar sıralanabilir (2-9). Son yıllarda, gelişmiş ve ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde metabolik sendrom ve metabolik sendromunhepatik manifestasyonu olarak kabul edilen non-alkolik yağ-lı karaciğer hastalığı (NAYKH; NAFLD = Non-alcoholic fattyliver disease) sıklığı giderek artmaktadır. Non-alkolik yağlıkaraciğer hastalığı alkol tüketim öyküsü olmaksızın karaciğerdokusunun %5’inden fazlasının yağlanması olarak tanımlanmaktadır ve son 3 dekadda giderek artan sıklığı ile global birhalk sağlığı problemi haline gelmiştir (9). NAYKH ile hemmide ve hem de kolon kanseri gibi gastrointestinal maligniteler arasında ilişki olduğunu, bu nedenle NAYKH’nın da midekanseri gelişiminde farklı moleküler mekanizmalar aracılığıile predispozan bir risk faktörü olabileceğini ileri süren çalış-malar mevcuttur (10).Ülkemiz, mide kanseri insidansı açısından orta riskli ülkelerarasında yer alırken (2), Helicobacter pylori enfeksiyonu açı-sından ise yüksek prevalansa sahiptir (11-13). Ayrıca EbsteinBarr virüs ve Herpes simpleks virüs ile mide kanseri gelişimiarasında ilişki bildirilmiştir (14). Mide kanseri anatomik olarak %35 vakada antrum ve pilorda, %15 vakada korpusdave fundusda, %50 olguda ise kardiyada görülmektedir. Sonyıllarda proksimal segment tutulum oranları artmaktadır.Gastrik adenokarsinom (non-kardiya gastrik kanser), gastroözofageal bölge adenokarsinomu olarak ayrılmaktadır.Patolojik olarak midenin malign tümörleri; adenokarsinom,(papiller adenokarsinom, tübüler adenokarsinom, müsinözadenokarsinom, taşlı yüzük hücreli adenokarsinom), adenoskuamöz karsinom, skuamöz hücreli karsinom, küçük hücrelikarsinom, indiferansiye karsinom, ve non-epitelyal (lenfomave mezenkimal tümörler) olarak ayrılır (15). Mide kanseri%90 adenokarsinom olup Leuren sınıflamasına göre %54intestinal tip, %32 diffüz tip, %15 indetermine tip olarak gö-rülmektedir (16). İntestinal tip adenokarsinomun intestinalmetaplazi ve Helicobacter pylori ile yakın ilişkili olduğu gösterilmiştir (17).Malign epitelyal mide tümörleri beslenme durumu, yaş, genetik (18) gibi faktörlerle yakından ilişkilidir. Sosyoekonomikşartlar, diyet, yaşam tarzı açısından bölgeler arası ve kent-kırsal kesimde yaşamaya göre çeşitli farklılıklar mevcuttur. Ülkemizde mide kanseri insidansı açısından yapılmış birçokçalışma mevcuttur.Bizim çalışmamızın amacı hastanemize başvuran ve midekanseri (gastrik adenokarsinom) tanısı alan hastaların, ülkemizin 7 bölgesi ve Balkan Ülkelerinden göç ile İzmir’e yerle-şenler arasında, geldikleri coğrafi bölgelere göre mide kanserigörülme sıklığındaki farklılıklarının araştırılmasıdır.
Gereç ve Yöntem
Hastanemiz Gastroenteroloji Kliniğinde Aralık 2005-Temmuz 2010 arasında endoskopi yapılmış ve mide kanseri saptanan 20 yaşından büyük hastalar çalışmaya dahil edildi. Retrospektif olarak hastaların verileri incelendi. Gastrik lenfoma ve malign stromal tümör olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Gastrik adenokanser tanısı alanlar çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik verileri ve nüfüsa kayıtlı olduğu yerler, adresleri, hangi ilden göç edip geldikleri hasta dosya bilgilerinden, adres ve kimlik bilgilerinden taranarak elde edildi. Hastalar yaşlarına göre gruplandırıldı. Türkiye’nin 7 [Ege (E), Marmara (M), Karadeniz (K), İç Anadolu (I), Doğu Anadolu (D), Güney Doğu Anadolu (G), Akdeniz (A)] bölgesinden ve Balkanlardan (B) İzmir iline göç eden nüfus sayıları 2008 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarından elde edildi. Ege bölgesindeki İzmir dışındaki diğer illerden İzmir’e göç edenler Ege (E) olarak değerlendirildi. Tüm hastalar ayrı- ca yaşadıkları yerlere göre köyde ve kentte yaşayanlar olarak ayrıldı. Bu bilgilere nüfusa kayıtlı oldukları adres bilgilerinden ulaşıldı. İzmir iline göç ile gelenlerin nüfus sayılarına göre dağılımlarına (2008 ADNKS sonuçlarına göre) ulaşıldı. Her bölge için elde edilen oranlar, diğer bölgelerle karşılaştırılıp istatistiksel olarak ki kare testi kullanıldı. p<0.05 değeri anlamlı kabul edildi. Yaş grupları 20-29, 30-39, 40-49, 50-59, 60-69, 70-79 ve 80 yaş üzeri olarak belirlendi. Hastaların cinsiyet ve yaş dağı- lımları, yaş grupları arasındaki farklar, kent ve köyde yaşam dağılımları ki-kare testi ve Pearson Korelasyon testi kullanı- larak incelendi. Endoskopi ile mide kanseri tanısı için alınan biyopsi materyali %10 formalin solüsyonu içerisinde histopatolojik incelemeye gönderildi. Alınan materyaller hematoksilen-eozin boyası ile boyanarak patolojik inceleme yapıldı. Patoloji sonuçları da kaydedildi.
Bulgular
21 600 farklı hastaya yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde 388 hastada mide adenokarsinomu saptandı.Bu hastaların 260’ı (%67) erkek, 128’i (%33) kadın olup(p=0.002), erkeklerde mide kanseri görülmesi kadınlardandaha yüksek oranda idi. Ortalama yaş kadınlar için 63±14 yıl,erkekler için 61±16 yıl idi. Kadınlarda mide kanseri görülmeyaşı erkeklere oranla daha yüksekti. Midenin tutulum yerinegöre tüm hastaların 270’i (%70) distal, 118’i (%30) proksimal lokalizasyonlu mide kanseri idi (p=0.002).Beş hastada polipoid yapıda, geri kalan (383) hastalarda iseülser veya ülserovejetan kitle lezyonu mevcuttu.Çalışmamızdaki hastaların yaş gruplarına göre dağılımları: 20-29 yaş grubunda 7 kişi (%1.8), 30-39 yaş grubunda25 kişi (%6.4), 40-49 yaş grubunda 37 kişi (%9.5), 50-59yaş grubunda 84 kişi (%21.7), 60-69 yaş grubunda 89 kişi(%22.9) 70-79 yaş grubunda 114 kişi (%29.4), 80 yaş üzerinde 32 kişi (%8.3) mevcuttu. Yaş grupları arasında hastalar birbirleri ile karşılaştırıldığındaise hastaların %73’ü (n=287) 50-79 yaş aralığında saptandı.50 yaş altında 101 hasta (%27) mevcuttu. Her iki yaş grubuna giren hasta sayıları karşılaştırıldığında 50 yaş üzerindemide kanseri görülme sıklığı istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek saptandı (p=0.001). Vakaların yaş gruplarına göre dağılımları incelendiğinde; 50-59 yaş grubunda%21.7 (p=0.012), 60-69 yaş grubunda %22.9 (p=0.012), 70-79 yaş grubunda %29.4 (p=0.001) mide kanserli vaka gözlenirken, bu oranlar 50 yaş altındaki yaş gruplarında 20-29 yaşgrubunda 7 kişi (%1,8), 30-39 yaş grubunda 25 kişi (%6,4),40-49 yaş grubunda 37 kişi (%9,5) ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptanmıştır.İzmir’de ikamet eden mide kanserli hasta sayısı 305 kişiydi.Diğer bölgelerde ikamet edip, hastanemize gelen hastaların sayısı ise 83 idi. Hastaların nüfus kayıtlarına göre kayıtlı oldukları iller ve bölgelere göre sayıları, her bir bölge için İzmir’deyaşayan kişi sayısına oranları ayrı ayrı hesaplandı (Tablo 1).Buna göre çalışmamızda mide kanseri görülme sıklığı en fazla21 kişi (27/100 000) ile Balkan (B) ülkelerinden gelenler ve85 kişi (26/100 000) ile Doğu Anadolu Bölgesi’nden gelenler(D) arasında bulundu. Mide kanseri en az görülme oranları105 kişi (%5) ile Ege Bölgesi’nden (E), 21 kişi (%8) ile İç Anadolu Bölgesi’nden (I), 20 kişi (%11) ile Güneydoğu AnadoluBölgesi’nden (G), 13 kişi (%9) ile Marmara Bölgesi’nden (M)ve 9 kişi (%11) ile Akdeniz Bölgesi’nden (A) göç edenlerdetespit edildi. Bu sonuçlara göre, D (p=0.001), K (p=0.015) B (p=0.001) bölgeleri ile diğer bölgelerdeki mide kanseri gö-rülme oranları karşılaştırıldığında, istatistiksel olarak bu bölgelerde anlamlı derecede yükseklik saptandı. A (p=0.090),E (p=0.063), G (p=0.053) bölgelerinden göç edenlerde isemide kanseri görülme oranları diğer bölgelere göre daha dü-şük olmasına rağmen istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı.İl merkezinde yaşayan mide kanserli hastalar (276 kişi) ilmerkezinde yaşayan toplam nüfusa oranlandığında, midekanserinin kentte görülme oranı %8.7 saptandı. Kırsal alandaki mide kanserli hastalar (29 kişi) kırsal alanda yaşayantoplam kişi sayısına oranlandığında ise, kırsalda mide kanserigörülme oranı %5.1 idi (Tablo 2). Bu sonuç mide kanserininkentte görülme oranının kırsal kesime göre istatistiksel olarakanlamlı derecede yüksek olduğunu gösterdi (p=0.005). Midekanserinin kentte yaşayanlar arasında kırsal alanda yaşayanlara göre daha yüksek oranlarda olduğu saptandı. 161 (%41.5)hastada ilk tanı anında görüntüleme yöntemleri (bilgisayarlıtomografi, magnetik rezonans, pozitron emisyon tomografisi)ile metastatik veya lokal ileri evre hastalık olduğu belirlendi
Tartışma
Hastanemiz 3. basamak sağlık kurumu olduğundan hastanemize il dışından gelen hastalar mevcuttu. Hastalarımızın bü-yük çoğunluğu (305 kişi) ise İzmir ilinde ikamet etmekteydi.Bu çalışmada mide kanseri görülme sıklığı açısından Balkanülkelerinden (27/100 000 kişi) (p=0.001) ve Doğu AnadoluBölgesinden (26/100 000 kişi) (p=0.001), Karadeniz Bölgesi’nden (17/100 000 kişi) (p=0.015) İzmir’e göçenler ile diğerbölgelerden İzmir’e göç edenler arasında anlamlı derecedefarklılık saptandı.Mide kanseri etiyolojisinde genetik faktörler ve beslenmetarzlarında yöresel değişiklikler olması nedeniyle, mide kanseri görülme oranlarında bölgesel farklılıklar görülmektedir.Daha önceki çalışmalarda İç Anadolu, Güneydoğu Anadoluve Doğu Anadolu Bölgesi’nde mide kanseri görülme insidansının diğer bölgelerden daha yüksek oluğu gösterilmiştir(19-22). Bizim çalışmamızda da, diğer çalışmalar ile benzerşekilde mide kanseri görülme sıklığı açısından Doğu AnadoluBölgesi’nden gelenler arasında yüksek insidansta mide kanseri saptanmış olmasına karşın, İç Anadolu Bölgesi açısındandiğer çalışmalar ile farklı sonuçlara ulaşılmıştır. Diğer çalış-malarda Balkan ülkelerinden gelenler arasında mide kanserigörülmesi açısından değerlendirilme yapılmamıştır.Mide kanseri Türkiye genelinde erkeklerde akciğer kanserini takiben ikinci sıklıkta (9.6 kişi/100 000), kadınlardaise meme ve kolon kanserinden sonra üçüncü sıklıkta (5.7kişi/100 000) görülmektedir (20). Bizim çalışmamızda EgeBölgesi (5/100 000), İç Anadolu (8/100 000), Marmara(9/100 000) Bölgesi’ndeki mide kanseri oranları önceki verilere yakın olup, Doğu Anadolu, Karadeniz Bölgesi ve Balkanülkelerinden gelenlerde (sırasıyla, 26/100 000, 17/100 000,27/100 000) önceki verilere göre yüksek oranlarda mide kanseri görülmüştür.Doğu Anadolu Bölgesi’nden ve Balkan ülkelerinden göçedenlerde mide kanseri daha fazla görülürken, Ege Bölgesi’nde yaşayanlarda daha az görülmektedir. Bu farklılık herediterbir farlılık mı yoksa yöreye özgü beslenme ve çevresel faktörler mi rol oynamaktadır? sorusunu gündeme getirmektedir.Bizim çalışmamızda, hastanın doğumunda kayıtlı olduğu iltemel alınmıştır. Hastanın anne ve babası farklı illerde yaşıyorveya farklı illerde nüfusa kayıtlı olabilir. Retrospektif bir çalışma olduğu için verilere kayıt bilgilerinden ulaşılmıştır. Bubakımdan yeni prospektif çalışmaların yapılması, bu konudadaha sağlıklı veriler elde edilmesini sağlayabilir.İtalya’da yapılan bir çalışmada, akrabasında (birinci derece)mide kanseri bulunanlarda mide kanseri görülme oranlarıyüksek saptanmış olup, bu durum herediter nedenler ya daaileden gelen beslenme alışkanlıkları ile ilişkili bulunmuştur(23). Japonya’dan ve Çin’den Amerika’ya göç edenler arasında yapılan bir araştırmada ise, Amerika’da yaşayan Japon’larda Amerika’lı beyazlardakine oranla 3 ile 6 kat fazla orandamide kanseri görülmüştür. Aynı çalışmada Çin’li erkeklerdemide kanseri Amerika’lılarla aynı oranda görülürken, Çin’likadınlarda ise Amerika’lılardan 2 kat fazla oranda mide kanseri görülmüştür (24). Mide kanseri etiyolojisi arasında özellikle herediter ve çevresel faktörler rol oynamaktadır. Midekanserinde kentsel ve kırsal nüfuslar arasında insidans bakımından da farklılıklar vardır. Bizim çalışmamızda kentselbölgelerde yaşayanlarda mide kanseri 8.7/100 000 kişi iken,kırsalda 5.1/100 000 kişi olarak bulundu. Mide kanserininkentsel kesimde yaşayanlarda daha fazla görüldüğü tespitedildi ve bu sonuç istatistiksel olarak anlamlı idi.Mide kanserinde bugün için en çok üzerinde durulan etiyolojik faktörlerden biri diyettir. Özellik Doğu Anadolu bölgesinde (Van ilinde) yapılan bir çalışmada, besinlerde bulunanbenzo(a)piren ve 1,2-benzantrasen maddelerinin kardiyakanseri riskini arttırdığı gösterilmiştir. Ayrıca bu çalışmadamide kanseri hastaları kontrol grubuyla karşılaştırıldığında,daha az taze meyve ve sebze tüketmelerine rağmen daha fazlatuzlu yiyecek tükettikleri bildirilmiştir. Aynı çalışmada, dü-şük sosyo-ekonomik şartlara sahip kişilerde mide kanseri gö-rülme sıklığının daha yüksek olduğu da vurgulanmıştır (25).Yalçın S ve arkadaşları yaptıkları bir çalışmada ailesinde midekanseri olanlarda mide kanseri görülmesi oranını %12.2 olarak bulmuşlardır (26). Bu sonuç da ülkemizdeki mide kanseri etiyolojisinde genetik özelliklerin de önemli bir nedenolduğunu düşündürmüştür. Bir başka çalışmada ise ailelerinbeslenme şekilleri ve Helicobacter pylori enfeksiyonununyüksek prevalansda olmasının mide kanseri için önemli riskfaktörleri olduğu bildirilmiştir (27).Bizim çalışmamızda hastaların büyük çoğunluğu mide adenokarsinomu olduğu için sadece mide adenokarsinomlarıdahil edilip, diğer mide kanseri patolojik tiplerine sayıca azrastlanmıştır. Adenokanser dışındaki diğer patolojik midekanseri tipleri için sayıca azlık nedeniyle hasta sayılarının bölgelere göre dağılımları yapılamamış, bu patolojik tipler içinistatistiksel değerlendirme de sınırlı olmuştur. Bu nedenleçalışmamıza sadece mide adenokanserleri dahil edilip, diğermide kanseri patolojik tipleri çalışma dışı bırakılmıştır. Bubilgilerin araştırılması için çok geniş kapsamlı ve çok merkezli araştırmalara ihtiyaç vardır.Çalışmamızda diğer kısıtlayıcı faktör ise hastaların nüfuskayıtlarına ve adres bilgilerine göre retrospektif olarak tarama yapılmış olmasıdır. Bununla ilgili de hastaların bölgeselyerleşimleri, göç ettikleri şehir ve bölgelerle ilgili kayıtlarında olduğu ve beslenme özelliklerini de içine alan yeni araş-tırmaların yapılması daha doğru ve güvenilir sonuçlar eldeedilmesini sağlayabilir.İzmir’de yaşayan, fakat İzmir’e Anadolu’nun başka illerindengöç etmiş kişilerde, kendi illerine göre daha farklı oranlardamide kanseri oluştuğunu göstermek ve dolayısıyla yeme alış-kanlığının genetik yapıyla olan ilişkisini ortaya koymak için,her il ve bölge bazında yeni araştırma yapmak da gereklidir.Önceden yapılmış çalışmalar daha çok Doğu Anadolu Bölgesi’nde özellikle de Van’da yapılmış olup bu çalışmada Türkiye’de mide kanseri görülme insidansı erkeklerde 12.2/100000 kişi, kadınlarda 6.4/100 000 kişi olarak bildirilmiştir. (20). Çalışmamızda, Doğu Anadolu Bölgesi’nden İzmir’e gelenler arasında mide kanseri sıklığı 26/100 000 kişi olarakbulunmuştur. Bizim çalışmamız hastaneye başvuran hastalararasından yapıldığı için bu değerlerin daha yüksek olarak çıkmış olması muhtemeldir.Tuncer I ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada 4763 hasta içinden endoskopik görünüm ve histopatolojik inceleme ile midekanseri tanısı almış 508 hasta çalışmaya dahil edilmiş olup,%10.6 mide kanseri vakası bulunmuştur (20). Bizim çalış-mamızda ise 21600 üst gastrointestinal endoskopisi yapılanhastanın 388’inde mide kanseri tespit edildi. Bu oran %0.7olarak tespit edildi. Bu bakımdan hastanemizde toplam midekanseri tanısı alan hastaların oranı Van’daki (20) çalışmayla karşılaştırıldığında Van’daki oranlar bizim sonuçlarımızagöre daha yüksek olarak görüldü. Tuncer I ve arkadaşlarınınyaptığı çalışmada Van gölü ve çevresinde mide kanserinindaha yüksek sıklıkta olduğu gözlenmiştir. Bizim çalışmamızda da Doğu Anadolu Bölgesi’nden İzmir’e göç edenler arasında mide kanseri görülme oranı daha yüksek saptanmıştır. Çaycı HM ve arkadaşlarının Bursa’da yaptığı bir çalışmada 77adet mide kanseri nedeniyle ameliyat olan hastanın kayıtlarıretrospektif olarak incelenmiştir. Hastalar arasında ileri yaş(64.40±10.26) ve erkek cinsiyetin (%71.4) ağırlıkta oldu-ğu görülmüştür. Yaş grupları değerlendirildiğinde, sadece 2(%2.6) olgunun 40 yaşından küçük olduğu, 24 (%31.6) olgunun ise 70 yaşından büyük olduğu bulunmuştur (28). Bizimçalışmamızda da ileri yaş gruplarında mide kanserinin anlamlıderecede daha yüksek sıklıkta görüldüğü doğrulanmıştır.Kentsel ve kırsal kesimde yaşayanlar arasında rafine yiyecek kullanımı, taze sebze ve meyve kullanımı ve taze yiyeceklere ulaşılması konusunda farklılıkların olması da beslenme tarzının midekanseri oluşumunda önemli olduğu görüşünü desteklemektedir. Bizim çalışmamızda bölgeler arasında farklı sonuçların çıkması da, mide kanseri gelişiminin bu bölgelerde yaşayanlardave buralardan İzmir’e göç eden kişilerde diyet alışkanlıklarınıneskisi gibi devam etmesi ve bu kişilerin ailesel özellikleri ile iliş-kili olduğunu düşündürmüştür. Ancak bu konuyla ilgili yeni vedaha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.
Kaynaklar
1. Jemal A, Bray F, Center MM, et al. Global cancer statistics. CA Cancer JClin 2011;61:69-90.
2. Parkin DM, Bray F, Ferlay J, Pisani P. Global cancer statistics, 2002. CACancer J Clin 2005;55:74-108.
3. Parkin DM, Whelan SL, Ferlay J et al. (eds). Cancer Incidence in FiveContinents, Volume VII. IARC Scientific Publications No. 143. Lyon,France: International Agency for Research on Cancer 1997.
4. Nomura A. Stomach cancer. In Schottenfeld D, Fraumeni JF (eds): Cancer Epidemiology and Prevention, 2nd edition. New York, NY: OxfordUniversity Press 1996:707-24.
5. The EUROGAST Study Group. An international association between Helicobacter pylori infection and gastric cancer. Lancet 1993;341:1359-62.
6. South Australian Cancer Registry. Epidemiology of Cancer in SouthAustralia. Incidence, Mortality and Survival, 1977 to 1999. Incidenceand Mortality, 1999. Adelaide, Australia: Openbook Publishers 2000.
7. Bruckner HW, Morris JC, Mansfield P. Neoplasms of the stomach. InBast RC, Kufe DW, Pollock RE et al. (eds): Cancer Medicine, 5th edition.Hamilton: BC Decker 2000;1355-90.
8. American Cancer Society. Facts and Figures 2001. Atlanta, GA: American Cancer Society 2001.
9. Oral A, Sahin T, Turker F, Kocak E. Relationship between serum uricacid levels and nonalcoholic fatty liver disease in non-obese patients.Medicina (Kaunas) 2019;55:pii: E600.
10. Uzel M, Sahiner Z, Filik L. Non-alcoholic fatty liver disease, metabolic syndrome and gastric cancer: Single center experience. J BUON2015;20:662.
11. Özaydın ANG, Çalı Ş, Türkyılmaz AS, Hancıoğlu A. Marmara SağlıkEğitim ve Araştırma Vakfı, 2007. TURHEP Türkiye Helicobacter pyloriPrevalans Araştırması 2003 (TURHEP Turkey Helicobacter pylori Prevalence Survey 2003), İstanbul.
12. Ozden A, Dumlu S, Soylu K, et al. The prevalence of Helicobacter pyloriinfection in a defined healthy population in Turkey. Hellenic J Gastroenterol (Suppl). First United European Gastroenterology Week, Athens, 1992.
13. Us D, Hascelik G. Seroprevalence of Helicobacter pylori infection in anasymptomatic Turkish Population. J Infect 1998;37:148-50.
14. Imai S, Koizumi S, Sugiura M, et al. Gastric carcinoma: monoclonalepithelial malignant cells expressing Epstein-Barr virus latent infectionprotein. Proc Natl Acad Sci U S A 1994;91:9131-5.
15. Colquhoun A, Arnold M, Ferlay J, et al. Global patterns of cardia andnon-cardia gastric cancer incidence in 2012. Gut 2015;64:1881-8.
16. Polkowski W, van Sandick JW, Offerhaus GJ, et al. Prognostic value ofLaurén classification and c-erbB-2 oncogene overexpression in adenocarcinoma of the esophagus and gastroesophageal junction. Ann Surg
Oncol 1999;6:290-7.17. Kaneko S, Yoshimura T. Time trend analysis of gastric cancer incidencein Japan by histological types, 1975-1989. Br J Cancer 2001;84:400-5.
18. Oliveira C, Suriano G, Ferreira P, et al. Genetic screening for familialgastric cancer. Hered Cancer Clin Pract 2004;2:51-64.
19. Firat D, Celik I. Cancer statistics in Turkey and in the World, 1993-1995.Turkish Association for Cancer Research and Control, Ankara, 1998.
20. Tuncer I, Topcu N, Ugras S, et al. Van gölü havzasında gastrointestinalkanserlerin dağılımı; 1002 olgunun analizi. T Klin J Gastroenterohepatol2003;14:161-6.
21. Yalcin S. Gastric cancer in Turkey-A bridge between West and East.Gastrointest Cancer Res 2009;3:29-32.
22. Karaoğuz H, Içli H. Cancer problem in Türkiye. J Ankara Med School1993;15:547-58.
23. Palli D, Galli M, Caporaso N E, et al. Family history and risk of stomachcancer in Italy, Cancer Epidemiol Biomarkers Prev 1994;3:15-18.
24. Kamineni A, Williams MA, Schwartz SM, Cook LS, Weiss NS. The incidence of gastric carcinoma in Asian migrants to the United States andtheir descendants. Cancer Causes Control 1999;10 :77-83.
25. Türkdoğan KM, Dağoglu G, Akman N, et al. Dietary benzo(a)pyreneand 1,2-benzanthracene levels in an endemic upper gastrointestinal (oesophageal and gastric) cancer region of Turkey. J Nutr Environ Med2003;13:103-8.
26. Yalcin S, Gümüş M, Kilickap S, et al. End-of-study results of Turkish gastric cancer patients from the global REGATE study. J BUON2014;19(2):377-87.
27. Bor S, Vardar R, Ormeci N, et al. Prevalence patterns of gastric cancersin Turkey: model of a developing country with high occurrence of Helicobacter pylori. J Gastroenterol Hepatol 2007;22:2242-5.
28. Çaycı HM, Erdoğan UE, Çantay H, et al. Mide kanseri deneyimlerimiz:Tanı ve tedavide geç mi kalıyoruz? Akademik Gastroenteroloji Dergisi2017;16:6-11.
29. TUİK 2008 ADNKS sonuçları