Boyun USG eşliğinde perkütan iğne biyopsisi ile tanı alan özofagus kanseri: Olgu sunumu

Aralık 2010 / (18 - 3)

Boyun USG eşliğinde perkütan iğne biyopsisi ile tanı alan özofagus kanseri: Olgu sunumu

Sayfa Numaraları
62-64
Yazarlar
Işılay NADİR1, İsmail KIRBAŞ2, Benan KASAPOĞLU3, Cansel TÜRKAY1
Kurumlar
Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi, 1Gastroenteroloji Bilim Dalı, 2Radyoloji Anabilim Dalı, 3İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara
Özet
Özofagus kanseri dünyada tüm kanserler arasında 7. sırada yer almaktadır. Servikal özofagusa yerleşim %8 oranındadır. Özofagogastroduedonoskopi eşliğinde alınan biyopsi tanı için altın standarttır. Bu makalede tam obstrüksiyon nedeni ile özofagus lümenini görüntüleyemediğimiz ve konvansiyonel yöntemler ile tanıya ulaşamadığımız vakada ultrasonografi eşliğinde perkütan biyopsi ile tanıya ulaştığımız için sunmayı amaçladık.
Anahtar Kelimeler
Özofagus kanseri, perkütan biyopsi
Özet
Özofagus kanseri dünyada tüm kanserler arasında 7. sırada yer almaktadır. Servikal özofagusa yerleşim %8 oranındadır. Özofagogastroduedonoskopi eşliğinde alınan biyopsi tanı için altın standarttır. Bu makalede tam obstrüksiyon nedeni ile özofagus lümenini görüntüleyemediğimiz ve konvansiyonel yöntemler ile tanıya ulaşamadığımız vakada ultrasonografi eşliğinde perkütan biyopsi ile tanıya ulaştığımız için sunmayı amaçladık.
Giriş
Özofagus kanseri dünyada tüm kanserler arasında 7. sırada yer almaktadır. Tüm kanserlerin %1.5-2?sini, gastrointestinal sistem kanserlerinin ise %5-7?sini oluşturmaktadır. İnsidansı bölgelere göre değişmekte olup 30-800 /100.000 arasındadır (1). Biz bu makalede konvansiyonel tanı yöntemleri ile sonuca ulaşamayıp ultrasonografi (USG) eşliğinde servikal özofagustan perkütan biopsi aldığımız hastayı sunmayı amaçladık.
Olgu
Özofagus kanserlerinin %90-95?ini squamöz cell karsinom oluştururken son yıllarda adenokanser insidansında artış izlenmektedir. Yerleşim yerine bakıldığında %8 servikal özofagus, %3 üst torasik özofagus, %32 orta torasik özofagus, %25 alt torasik özofagus ve %32 oranında kardiyada görülür (2, 3). Bizim vakamız servikal özofagusa yerleşmişti.

Özofagus kanserlerinde en yaygın prezentasyon progressiv disfaji ve kilo kaybıdır. Ayrıca odinofaji, öksürük, ses kısıklığı, horlama, göğüs ağrısı ve melena izlenebilir. Hastalığın yayılımı ve lokal ilerlemesine bağlı farklı semptomlar eşlik edebilir. Fizik muayene sıklıkla normal olmakla beraber servikkal ve supraklavikular LAP saptanabilir (3).

Baryumlu grafi, özofagogastroduedenoskopi (ÖGD), endoskopik ultrasonografi (EUS), BT kullanılan tanı yöntemleridir. Baryumlu grafide dolma defekti izlenebilir. Lezyonun yeri ve birlikte olabilen özofagus patolojileri hakkında bigi verir. Endoskopiste yol göstericidir. Lümen darlığı, trakeözofageal fistül varlığını ortaya koyar. ÖGD özofagus kanseri tanısında altın standattır. Lezyon direkt görülür ve biyopsi alınır. Toraks ve abdomen BT ile lokal invazyonlar adenopatiler, akciğer ve karaciğere olan uzak metastazlar araştırılır. Komşu dokularda invazyonun olduğu T4 tümörlerdeki özgüllüğü %70-100 arasındadır. Rezektabiliteyi tam olarak ortaya koyamaz, %52 doğruluğu vardır. En büyük değeri akciğerler ve karaciğere olan uzak metastazların tanınmasıdır. Nükleer manyetik rezonans görüntüleme özofagus kanserinin tanı ve evrelemesine BT?nin üzerine fazla bir şey katmamıştır. Pozitron emisyon tomografinin (PET) lokorejional ve uzak metastazları bulmadaki sonuçları umut vericidir. EUS daha çok tümörün evrelemesinde kullanılmaktadır. EUS tümör invazyonunu belirlemede BT?den daha doğru sonuç verir. BT ile doğruluk %52 iken EUS ile bu oran %82?dir. Yine ince iğne aspirasyon biyopsisi ile biyopsi alınarak tanıda da kullanılmaktadır (1, 4).

Vakamızda BT?de özofagus duvarı proksimalde 7 mm olarak normalden kalın izlenmiştir. ÖGD ve endosonografi bizim vakamızda tanıya katkı sağlamamıştır. ÖGD?de lümen izlenmeyip, obstrüksiyonun proksimalinde mukoza düzenlidir. İntramural olduğu düşünülen patolojiden USG eşliğinde perkütan olarak biyopsi alınarak tanıya ulaşılmıştır.

Sonuç olarak vakamızda olduğu gibi servikal intramural özofagus patolojilerinde, tam obstrüksiyon nedeni ile özefagus lümeni konvansiyonel yöntemler ile görüntülenemediğinde USG eşliğinde perkütan biyopsi başvurulacak tanı yöntemi olarak akılda tutulmalıdır.
Tartışma
Özofagus kanserlerinin %90-95?ini squamöz cell karsinom oluştururken son yıllarda adenokanser insidansında artış izlenmektedir. Yerleşim yerine bakıldığında %8 servikal özofagus, %3 üst torasik özofagus, %32 orta torasik özofagus, %25 alt torasik özofagus ve %32 oranında kardiyada görülür (2, 3). Bizim vakamız servikal özofagusa yerleşmişti.

Özofagus kanserlerinde en yaygın prezentasyon progressiv disfaji ve kilo kaybıdır. Ayrıca odinofaji, öksürük, ses kısıklığı, horlama, göğüs ağrısı ve melena izlenebilir. Hastalığın yayılımı ve lokal ilerlemesine bağlı farklı semptomlar eşlik edebilir. Fizik muayene sıklıkla normal olmakla beraber servikkal ve supraklavikular LAP saptanabilir (3).

Baryumlu grafi, özofagogastroduedenoskopi (ÖGD), endoskopik ultrasonografi (EUS), BT kullanılan tanı yöntemleridir. Baryumlu grafide dolma defekti izlenebilir. Lezyonun yeri ve birlikte olabilen özofagus patolojileri hakkında bigi verir. Endoskopiste yol göstericidir. Lümen darlığı, trakeözofageal fistül varlığını ortaya koyar. ÖGD özofagus kanseri tanısında altın standattır. Lezyon direkt görülür ve biyopsi alınır. Toraks ve abdomen BT ile lokal invazyonlar adenopatiler, akciğer ve karaciğere olan uzak metastazlar araştırılır. Komşu dokularda invazyonun olduğu T4 tümörlerdeki özgüllüğü %70-100 arasındadır. Rezektabiliteyi tam olarak ortaya koyamaz, %52 doğruluğu vardır. En büyük değeri akciğerler ve karaciğere olan uzak metastazların tanınmasıdır. Nükleer manyetik rezonans görüntüleme özofagus kanserinin tanı ve evrelemesine BT?nin üzerine fazla bir şey katmamıştır. Pozitron emisyon tomografinin (PET) lokorejional ve uzak metastazları bulmadaki sonuçları umut vericidir. EUS daha çok tümörün evrelemesinde kullanılmaktadır. EUS tümör invazyonunu belirlemede BT?den daha doğru sonuç verir. BT ile doğruluk %52 iken EUS ile bu oran %82?dir. Yine ince iğne aspirasyon biyopsisi ile biyopsi alınarak tanıda da kullanılmaktadır (1, 4).

Vakamızda BT?de özofagus duvarı proksimalde 7 mm olarak normalden kalın izlenmiştir. ÖGD ve endosonografi bizim vakamızda tanıya katkı sağlamamıştır. ÖGD?de lümen izlenmeyip, obstrüksiyonun proksimalinde mukoza düzenlidir. İntramural olduğu düşünülen patolojiden USG eşliğinde perkütan olarak biyopsi alınarak tanıya ulaşılmıştır.

Sonuç olarak vakamızda olduğu gibi servikal intramural özofagus patolojilerinde, tam obstrüksiyon nedeni ile özefagus lümeni konvansiyonel yöntemler ile görüntülenemediğinde USG eşliğinde perkütan biyopsi başvurulacak tanı yöntemi olarak akılda tutulmalıdır.
Kaynaklar
1. Lin SH, Chang YJ. Esophageal cancer: diagnosis and treatment. Chin J Cancer 2010; 29: 843-54.

2. Enzinger PC, Mayer RJ. Esophageal Cancer. N Engl J Med 2003; 349; 2241-52.

3. Devesa SS, Blot WJ, Fraumeni JF Jr. Chancing pattern in the incidence of esophageal and gastric carcinoma in the United States. Cancer 1998; 83: 2049-53.

4. Lee RB, Miller JI. Esophagectomy for canser. Surg Clin North Am 1997; 77: 1169-96.